Bunny Kingx ile Dövme Sanatı

Etrafınıza bir bakın, dövmesi olmayan insan sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecektir sanırım. Eskinin trendi bugünün bir yaşam biçimi ve dövme yaptıranlar yaptırdıkları dövmenin ardındaki hikayeleri, anıları ve hayalleri ile şehrin en iyi dövmecilerinde soluğu alıyor. Biz de şehrin en “cool” dövmecilerinden Orkan Yılan, nam-ı diğer Bunny Kingx ile konuştuk, keyifli bir sohbete daldık. / Tuğba Dal

Biraz seni tanıyabilir miyiz, Orkan kimdir? Bunny Kingx’e geçişin nasıl oldu?
Yaklaşık olarak 7 senedir dövmecilik yapıyorum, onun öncesinde Kütahya Dumlupınar Üniversitesinin güzel sanatlar fakültesinde Çizgi film-Animasyon bölümünde öğrenciydim.Daha sonra okula ara verip Bakırköy de Taner Arslan ın yanında çırak olarak işe başladım ve arkası bu şekilde devam etti. Bunny King takma adını çizimlerde kullanmaya başlamam yine üniversite yıllarından kalma bir durumdur. Okuduğum bölümde kendi karakterimi oluşturmak isterken  bulduğum bir şeydi. Tavşan kaplumbağa hikayesinin farklı bir varyasyonundan etkilenerek çıkarmıştım. Tavşanlı illüstrasyonlar yaparken bir yandan da bir takma ad kullanmak istemiştim,tıpkı sokak sanatçıları gibi. Olay rabbit ve türevleri olarak devam etti bir süre.Sonra bir  gün Fahrettin Demir (Dövme Sanatçısı) ile otururken Fahrettin den Bunny Kİng ismi çıktı ve bu şekilde kullanmaya karar vermiş oldum.

Çizgilerindeki hayalperest ve değişken dünyalar hemen göze çarpıyor. Sen kendi tarzını nasıl tanımlarsın?
Yaptığım dövmelerde hikayeye  veya  konuya göre figürler ve imgeler kullanarak dövmeyi anlatmayı ve bunları dövmede kullanılan farklı tekniklerle çizmeyi ve tonlamayı  seviyorum,bana gelen insanların hikayelerini  illüstratif bir şekilde anlatmaya çalışıyorum dövmede. Bugüne kadar izlediğim bilim kurgu filmleri,animasyonlar,özellikle küçük yaşlarda takip ettiğim çizgi romanlar yaptığım işlerin olgunlaşmasında büyük rol oynadılar. Dövmenin konusu için bir çıkış noktası her zaman en iyisi oluyor.  İnsanlar yaptıracakları dövmelerde beni ne kadar az sınırlandırırlarsa tasarımların ortaya çıkışı da o kadar özgürleşebiliyor .

Son yıllarda dövme yaptırmak bir trend olmaktan ziyade yaşam biçimi haline geldi. İnsanlar ne arıyor ve sana geldiklerinde neyin peşinden geliyorlar?
Dövme tarzlarının zenginleşmesi de  daha fazla insanın görsel zevkine hitap edebilir hale gelmesi dövmeyi daha da trend haline getirmiş olabilir ki bu da olumlu güzel bir gelişme. Bunda sosyal medyanında büyük bir artısı var, onun dışında insanların dövmeye karşı olan ön yargılarınında azalması çok etkili olmuştur dövmenin gelişimine.

Convention’daki 1.lik ödülünden bahsedelim biraz da. Nasıl hissettin?
Convention da ödül almayı beklemediğim için bi şok durumu yaşadım ve sonrasında tabi ki çok sevindim.

Dövme mevzusunun son zamanların bir diğer konusu da bazı iyi dövmecilerin soluğu yurt dışında alması. Bu konuda ne düşünüyorsun? İstanbul mu yeterince özgür alan tanımıyor yoksa yaratıcı olmak için mi böyle bir durum oluştu dersin?
Yurt dışına gitmek için bir sürü sebep olabilir  tabi ki herkesin. İstanbul eskisi kadar rahat değil maalesef,genel olarak Türkiye’nin bir çok yerinde eski huzurlu günler  kalmadı. Umarım daha huzurlu bir ortamda yaratıcı bir şekilde devam edebilirler hayatlarına.

Dövme yaparken başına gelen -varsa- en tuhaf olayı bizimle paylaşır mısın?
Tuhaf sayılabilecek çok fazla şey olmadı .

Comments

Here Is Some More Great

Content