Darwin’s Botanicals ile Çiçek Tasarımı ve Ütopyalar

Darwin’s Botanicals, Tuğay İlyasoğlu Güven’in çiçek tasarımını bir hikayeye, kimi zaman bir rüyaya dönüştürdüğü markasının ismi. İsminden hallice Evrim Teorisi’ne selam çakan doğanın döngüsünü ve zarif bakış açısını kendi ağzından dinliyor ve aşağıya keyifli bir sohbet bırakıyoruz. / Tuğba Dal

Darwin’s Botanicals markasını sizden dinleyelim isteriz. Ortaya çıkış süreci nasıl gelişti?

Uzun yıllardan beri çiçek tasarımının bir sanat eserine dönüştüğü İkebana’nın çok büyük bir hayranıydım. Altındaki felsefesi, sadeliğe verilen değer ve çok az malzeme ile birçok şey anlatabilmek beni inanılmaz heyecanlandırıyordu. Wabi sabi felsefesi ile de tanışmam ile birlikte bu konudaki merakım bambaşka bir noktaya taşındı. Wabi Sabi hayatın kusurlarının ya da eksikliklerinin içindeki güzelliği bulmayı; büyümenin, gelişmenin ve sonrasında da bozulmanın doğal döngüsünü kabul etmeyi sembolize ediyor. Akademik ilgi alanlarımdan biri olan Evrim Teorisi’nin adeta felsefesini anlatan bu kavram beni derinden etkiledi ve böylece bütün ilgi alanlarımın bir kesişimi haline gelen Darwin’s Botanicals’ı kurmaya karar verdim. Markanın ilham kaynağı da çiçekler ve bitkiler ile yakından ilgilenen ve çiçekli bitkilerin evrimini de „menfur bir esrar“ olarak tanımlayan Charles Darwin.

Yaratım sürecinde neler sizin motive olmanızı sağlıyor?

Aslında motive etmeyen herhangi bir şey yok diyebilirim. Bazen sadece bir günün ters gitmesi ya da trafikte kalmak bile beni çiçek tasarlamaya ve olan bitenden uzaklaşmaya iterken, bazen de sadece güneşli ya da yağmurlu bir güne uyanmak bile ilham kaynağı olabiliyor ve yaptığım tasarımları şekillendirebiliyor. Ancak hafif dramatik çiçek tasarımları yapmaktan ayrıca keyif aldığım için Barok Dönem sanatı da beni fazlasıyla etkiliyor ve harekete geçiriyor.

Şehir yaşamının içinde doğaya karşı değil de doğanın dahil olduğu bir iş yapıyorsunuz. Bunun avantajları neler?

Doğanın dahil olduğu bir iş yapmanın en büyük avantajı eskiden farkına bile varmadığım, önünden öylesine geçip gittiğim doğaya dair detayları bir bir fark etmek oldu. Artık gözüm betona takılmıyor, direkt araya sıkışmış yeşili buluyor ve onun değerini eskisine göre çok daha fazla anlıyorum.

Röportajlarımızın olmazsa olmazı.. İstanbul ile olan ilişkinizi sorsak?

Benim belki İstanbul ile olan değil de oturduğum semt olan Moda ile ilişkimden bahsetmem daha doğru olur çünkü İstanbul’a karşı keskin hislere sahip değilim, hatta kayıtsız olduğumu bile söyleyebilirim. Moda’yı ise çok seviyorum, zaten bir sayfiye yeri sayılabilecek Yeşilköy’de büyümüş biri olarak Moda’da da bu ruhu koruyorum. Etrafın yeşilliği, deniz, sahil, parklar, her ne kadar giderek kalabalıklaşsa da mahalle kültürünü hala koruması beni kendine çekiyor. Moda dışına çıkıp geri geldiğimdeki evime döndüm hissi belki de İstanbul’a karşı besleme potansiyelim olan negatif hisleri de nötralize ediyor. Tabii bu güzel hisler yine de ileride şehir hayatından tamamen uzaklaşma hayallerimize engel olamıyor. Aklımızda hep anakaradan uzaktaki ütopyaların temsili bir ada, Bozcaada var. Tamamen doğanın vicdanına kaldığımız, bir fırtına ile anakarayla bağlantının kesildiği bir dünya hayallerimizi süslüyor.

Darwin’s Botanicals markasını instagramda takip edebilirsiniz.

Comments

Here Is Some More Great

Content