Esra Røise ile Tasarım Üzerine

Haftanın en “cool” röportajında bu hafta Esra Røise var. Kendisi ile Norveç’te devam eden hayatını, kariyerini, çizimlerini ve İstanbul ile olan bağını konuştuk. / Tuğba Dal

 

Norveç kariyerin/hayatın ne zaman ve nasıl başladı?

Kendimi bildim bileli çizim yapıyorum. Çalışmalarımı online’a koymaya başladıktan sonra gitgide daha çok illüstrasyon çalışmaları için teklifler almaya başladım. Çalışmalarım Nylon ve Vice gibi dergilerde sergilendikten sonra iş teklifleri de arttı ve topun artık kendi başına yuvarlandığı bir noktaya geldi. Kaykay dükkanındaki işimden ayrılıp tam zamanlı olarak illüstrasyonla ilgilenmek için kendimi cesaretlendirdim. Hayatımda yaptığım en korkutucu şey olmasına rağmen hiçbir zaman pişman olmadım. Bu gerçekten benim hayallerimdeki iş ve yaşamak için yapmam gereken iş bu olduğu için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Nereden nasıl ilham alıyorsun?

Birçok şeyden ilham alıyorum ancak yıllar boyunca ana ilham kaynağım moda endüstrisi, popüler kültür, müzik, edebiyat, doğa ve günlük küçük şeyler oldu. Hepsinden çok insanlardan ve yüzlerden ilham alıyorum. Tuhaf olarak tanımlananlar her zaman favorimdir. Asi duruşlar, eğri burunlar, büyük kulaklar, damarlı eller gibi kusurlar.

Nasıl rahatlarsın, boş zamanlarında neler yaparsın?

Çizmek işim olmakla beraber hobim de olduğu için bazen keyif için bir şeyler çizerim. Bu beni her zaman rahatlatır ve kişisel projelerim işime olan aşkımın yakıtı gibidirler. Çizim yapmadığım zamanlarda ise bir şeyler okumayı, sergilere ve konserlere gitmeyi, seyahat etmeyi ve arkadaşlarıma küçük dövmeler yapmayı seviyorum.

İstanbul ile olan ilişkin nasıl? Ziyaret ediyor musun?

Yarı Türk olduğum için İstanbul’da çok fazla akrabam var. Yirmilerime gelene kadar yılda en az 1 kere olmak üzere İstanbul’a geldik, ama son gelişimin üzerinden epey zaman geçmiş, ziyaretim çok gecikmiş! İstanbul çok güzel ve canlı bir şehir, hem kültürel hem yaratıcı heyecan verici birçok şey oluyor ve bunları yetişkin olarak keşfetmeyi çok isterim.

Superga, Nike, Elie Saab, Vogue gibi önemli markalarla çok sayıda işbirliklerin var. Bu projeleri nasıl şekillendiriyorsun?

Bazı muhteşem markalarla çalıştığım için çok şanslıyım. Bir markayla bu şekilde bir işbirliğine girmek biraz meydan okuyucu. İllüstrator olarak çalışmanın yanında görsel problem çözücü olarak da görev alıyorsun. Kendi marka ve tarzınla işbirliği yaptığın markayı birleştirip ortak bir görselde buluşturmaya çalışıyorsun. Daha büyük markalarla çalışırken her zaman daha sıkı yönlendirmeler vardır, ama ben benim yaratıcı vizyonuma güvenen ve kendi bildiğimi yapmama izin veren müşterilerle çalışma şansını yakaladım.

Comments

Here Is Some More Great

Content