Başak Erdemir (FloripaArtworks) ile Renkli Bir Sohbet

“Cool” işleri ile Instagram’daki sayfasında kaynaştığımız FloripaArtworks markasını oluşturan sevgili Başak Erdemir ile sıcacık bir sohbet gerçekleştirdik. Çizgileri ve yakın zamanda gerçekleştirdiği dikkat çeken marka işbirlikleri ve biraz da hayata dair güzel sohbetimize buyrunuz. / Tuğba Dal

FloripaArtworks’i biz senden dinleyelim isteriz? Ortaya çıkış hikayesi nedir?
Aslında bulduğu her yerden çıkmaya çalışıyordu yıllardır, “du bakalım, bekle” diye bastırıyordum. En son boş bir anımda bir fışkırdı, tutamadım! Tam zamanlı işimden ayrılıp, yepyeni, kendi yarattığım bir dünyaya adım attım. Ama korktuğum zamanlar da oldu/oluyor tabii, her şey dışardan göründüğü kadar kolay değil maalesef. Bir yerde çalışmanın yarattığı tembelleştirici ve yavan konfor ancak dışarı çıkınca anlaşılabiliyor. Doğası gereği daha az kalkanınızın olduğu, tek başınıza mücadele ettiğiniz, daha çok hırpalandığınız bir yer burası.

Tabak, kumaş, duvarlar ve daha birçok materyali çizimlerinde kullanıyorsun. Tüm bunların kararı nasıl ortaya çıkıyor?
Masada oturup, piyasa araştırmaları ve sunumlar yapılarak alınan kararlar olmuyor elbette. Bazen bir filmde biri bir şey söylüyor ve aklına bir şey gelebiliyor aniden. Ya da bir gün Monet’nin yaptığı bir resme bakarken içinde kayboluyorsun ve yolunu bulduğunda kafanda bin tane şey fikir haline gelmeye çalışıyor, oluyor. Ben resimlerimi kağıttan sonra ilk tabak üzerine çizdim, çünkü duvarları ve ev kavramını seviyorum, duvarlara bir şeyler asmak hoşuma gidiyor.  Duvar tabağı da bence çok romantik bir şey. Kumaş üzerine yaptığım çalışmalar da hep duvara asılmak üzereydi.

Çizimlerinde belirgin olan bir kadın figürü var. Belli bir anlamı var mı?
En büyük sebebi benim de bir kadın olmam sanırım. Kadınların renkli ve çeşitli halleri hoşuma gidiyor. Dünyaya estetik ve renk kattıkları bir gerçek. Bir de kendi aralarında iyi geçinebilseler muhteşem bir dünya yaratabilirler.

Tasarımlarında daha çok nelerden besleniyorsun?
Yeni yerler gezip görmek en büyük ilhamı veriyor.

Hillside, Nike ve Gratis gibi markalarla işbirliklerin oldu. Seni bir markayla çalışırken heyecanladıran şey ne oluyor?
Bir fikri, aynı heyecanı paylaşarak büyüttüğün biri varsa sonuçları hep çok güzel oluyor. Yeni fikirler doğuyor, içinden hep daha güzeli çıkıyor. Iki taraf da birbirine yeni şeyler katıyor bence.

Röportajlarımızın olmazsa olmazı.. İstanbul ile olan ilişkini sorsak?
Beni boğarak seven bir arkadaşım gibi biraz. Hem beni eğlendirmek için elinden geleni yapıyor hem de bazen öyle köşeye sıkıştırıyor ki kaçmak istiyorum ondan! Bir yer hem çirkin denecek kadar gerçek hem de peri masalları kadar şiirsel ve ilham verici olabilir mi, İstanbul tam da böyle, anlatsanız inanılmayacak bir yer bence.

Hani içindeyken göz gördüğü güzelliklere alışır ya, İstanbul’un güzel yüzüne alışılmıyor. Bir de geziyorsun geziyorsun, görüyorsun, şaşırıyorsun, bir türlü bitmiyor. Öyle bir yer!

Comments

Here Is Some More Great

Content