Müzik Sahnemizin Işıltılı İsmi Merve Çalkan ile Baş Başa

Merve, hoş geldin!  “Yanılır” ve “Gözlerin” ile tanıdık seni. Sofar’da ismini duyuran ve kalıcılığını tescilleyen isimlerdensin. Müzik sahnesine sen nasıl girdin? Bir de senin tarafından dinlemek isteriz.
Merhaba, müzik sahnesine önce hayal dünyamda ve yavaşça arkadaş ortamlarımda girmiştim; Sofar ilk gerçek adımımdı; hem destek, hem yol gösteren oldu, hem de şarkılarımın ne tepkilerle dinlenildiğini, kimlere daha çok ulaşabildiğini görmemi sağladı.
Şarkı sözlerindeki duygusal yoğunluk çok etkileyici. Seni, şarkılarını yazarken en çok neler motive ediyor?
Belki bir anlamda motivasyon düşmesi de denebilir… Çünkü motivasyonumu toplaması için şarkı yazdığım/söylediğim çok olmuştur. Hasta yatağımdan kalkıp bir şarkı yazıp kayıt da edebilmişsem eğer iyileşmiş gibi dönerim mesela uykuya. Dağılan bir sürü duygu, kaybolan dikkat; hep şarkı yazarak toparlamaya çalıştığım bir alan olduğu için sanırım o da yoğunluğa sebep oluyor.
Yerli sahnede isimler oldukça çoğaldı, ilgi arttı. Sen nasıl görüyorsun bu ilgiyi?
Evet; her geçen gün yerli sahnedeki isimler de ilgi de artıyor. Bu ikisi arasındaki ilişki çok hızlı, çok çabuk tüketilen, kolay unutulan,kolay ulaşılan, çabuk alışılan versiyonlar geliştirip duruyor. Bir şarkı paylaşıyorsunuz, belki iki ay geçmiyor üzerinden ve yeni bir şarkı daha duymak istiyor insanlar; sürekli daha yenisi ve daha yenisi… Bilemiyorum, işin üreten kısmında yorucu ve hatta üzücü; ama bu kadar hızla ilerlerken her şey ve isimler de, ilgi de artarken orada bir yavaşlık bulmaya çalışmak; geç mi kaldırır, halkanın dışına mı iter; hala bilemiyorum :) Yeni bir single gelecek mi ya da albüm? Sanıyoruz ki büyük bir beklenti var hayranlarından..

Albüm yapmak hep aklımın ucunda, şarkılarımı kardeş kardeş birarada tutacak olan ve heyecan veren bir düşünce. Yeni yeni öğreniyorum ki, “önce single”. Evet benim de şu an için öncelikli planım bu. Bu konuda konuşuyorum ve çalışıyorum.

Son olarak İstanbul’la ilişkini soracak olursak müzikal üretimine katkısı var mı?
Doğduğum ve büyüdüğüm yer olarak İstanbul tabii ki hayatımın her parçasıyla ilişkili. Emirgan, Yeniköy, Samatya, Balat… Hepsi ayrı ayrı etkilendiğim İstanbul semtleri ve buralara dair yazdığım ya da adını öyle koyduğum şarkılar var. Çok fazla yürüyorum, yürürken çok fazla şeyi izliyorum; kendi kendime düşünmek bir yana… Sürekli bir gün öncesinden farklı ve sevmeyeceğim yönde değişen şehrin gündeliğinde acaba değişmemiş ne vardır bakışıyla etrafı taramak benim hep çok fazla ilgimi çekmiştir. Alan hafızam epey güçlü çalışıyor o anlarda; bu yoğunluktan faydalanabildiğim zamanlarda da müziğime sızdıkları olabiliyor. Ve sonuçlarını hep samimi buluyorum. Analog makinadan çekilip yıkatılan fotoğraflar gibi. Onlar İstanbul’u bana hep aradığım renginde sunuyorlar.

Comments

Here Is Some More Great

Content


Çarşamba

Kafka’nın “Dava”sı, yeniden görülmek üzere modern hayatın labirentlerine geri dönüyor.