Nil Ergünova ile Defter Sırları ve Tasarım Dünyası Üzerine

Nil Ergünova hayal dünyası oldukça geniş bir tasarımcı. Onu tasarım sahnesinde defter tasarımları ile tanıyoruz bir süredir. Nil, her birini kendisinin tasarladığı ve üretim aşamasını planladığı birbirinden renkli, hayal gücünü harekete geçiren ve kişiselleştirdiği defterleri Nooksbooks markasının altında defter severler ile buluşturuyor. Kağıtla olan ilişkimizin azaldığı bir dönemde; kağıdı ve kağıdın dünyasında dokunmaya daha çok yaklaştığımız hikayeleri yaratmamıza olanak sunuyor. Bu keyifli yolculuğun başlama hikayesini ve Nil’in dünyasındaki tasarım enerjisini hissetmek üzere sizi oldukça keyif aldığımız röportajla baş başa bırakıyoruz. / Tuğba Dal

Kapak Fotoğrafı: Ozan Akgün

Nil Ergünova kimdir, senden biraz dinleyebilir miyiz?
Slovak bir annenin ve Türk bir babanın kızıyım. Kendimi tanımlarken bu iki ülkeden bahsetmek benim için çok önemli. Çünkü birbirinden farklı bu iki kültürün etkilerini her anlamda üzerimde taşıdığıma inanıyorum. Aynı zamanda endüstri ürünleri tasarımcısıyım. Hayatım boyunca yaratıcı bir şeyler ortaya çıkarma duygusu ile dolu oldum. Gezmeyi, yemek yapmayı, sürekli yeni şeyler öğrenmeyi severim.

Defter tasarlama fikri nasıl ortaya çıktı ve nasıl tepkiler alıyorsun?
Defter tasarlama fikri  içimde bir yerlerde her zaman vardı. Daha küçücükken kız kardeşimle not defterleri yapar birbirimize hediye ederdik. Kendimi bildim bileli kağıdı çok sevdim, bir de yazmayı da çok sevince ortaya el yapımı defter markam olan  Nooksbooks çıktı. Kapak tasarımlarını yapmaktan, dikim aşamasından ama en çok da ürün haline geldiği son aşamasından keyif alıyorum.
Aldığım tepkiler hep çok teşvik edici oldu. İnsanlar genelde defterlerimi sevdiklerine hediye olarak alıyorlar. Kişiselleştirme imkanı da olduğundan ortaya tatlı, özenle hazırlanmış hediyeler çıkıyor. Ben de elimden geldiğince defterlerin ortaya çıkma sürecinde onlarla birlikte ilerlemeye çalışıyorum. Böylece hem onların izlerini hem de benim izlerimi taşıyan ortak bir ürün çıkıyor. Değerli olmasını sağlayan da bu durum fikrimce.

Son zamanlarda özel tasarım işler oldukça ön planda. Tasarım dünyasının elindeki yeni cevher niş işler mi?
Seri üretimin hayatımızın her alanına girdiği günümüzde, farklı olma duygusu hepimizde daha baskın hale geldi. Bu da tabi ki özel tasarım işlerin daha fazla rağbet görmesine sebep oluyor. Biraz bu tekdüzelikten sıyrılma ve özel hissetme ihtiyacının günümüzde çok doğal olduğunu düşünüyorum.

Defterleri tasarlarken sana en çok ne ilham veriyor?  

Defterleri tasarlarken etrafımdaki her şeyden, herkesten ilham alıyorum. Aldığım yeni bir kağıt, gördüğüm yeni bir renk, mevsimler…
Yakın çevremdekiler Nooksbooks’un her sürecine bir şekilde dahil olmuştur. Onların fikirleri bile Nooksbooks’a yansıyor diyebilirim. Onun dışında Nooksbook’un minimalist bir yaklaşımı var. Kapak tasarımlarını kendim yapıyorum, daha sonra baskı alıp defter yapım aşamasına geçiyorum. Anlayacağınız her aşamasında büyük bir emek var.

IMG-1707 (1) (1)

Dijital dünyadaki tıklanma/okunma oranlarının günden güne arttığı bir dönemde kağıt ve bir araya getirdiği baskı işlerine olan ilişkimize nasıl bakıyorsun? İnsanlar kağıda dokunmayı hala seviyor mu eskisi gibi?
Aslında tam da bu yüzden yapıyorum Nooksbooks defterleri. Her şeyin makine üretiminden çıktığı günümüzde hala eski yöntemlere, uzun sürelerde, acele etmeden emek verilerek yapılan işlere önem verenler için. Her defter birbirinden ister istemez farklı oluyor ve bu da beni memnun ediyor.
Teknolojik gelişmeler çok önemli elbette ama küçük de olsa hayatımızın bir yerinde biraz daha doğallık olsun istiyorum. En basitinden herkesin bir yazı stili vardır. Bilgisayar ortamı yine tekdüze bir ürün çıkartıyor karşımıza. Ben kendi fikirlerini kendi yazısıyla okumayı sevenlerdenim, benim gibi olanlar için yapıyorum biraz da.

Seni en çok ne heyecanlandırır?
Beni en çok insanları mutlu etmek heyecanlandırıyor sanırım. Nooksbooks’un insanları mutlu ettiğine çok defa şahit oldum. En büyük ilham kaynaklarımdan biri de bu mutluluk diyebilirim.

Geleceğe dair hayallerin neler?
Elbette en başta yaşanabilir bir dünya hayal ediyorum hepimiz için. Her konuda daha duyarlı insanlarla dolu bir dünya. Onun dışında elimde bütün insanlara ve hayvanlara yardım edebilme imkanı olmasını isterdim.

İstanbul’la olan ilişkini bize tarif edebilir misin? Seni neler besliyor ve nelerden kaçınıyorsun?

İstanbul’la olan ilişkimi tam olarak tarif etmem belki de mümkün değil. Burada doğdum, büyüdüm ve yaşıyorum. Hem çok seviyorum, hem de bazen yoruluyorum hiç dinlenmeyen bu şehirde. Her köşesinde başka bir güzellik yatan bu şehrin tadına belki de bu yüzden en çok turistler varıyor. Her şeye rağmen biz İstanbul’un bir parçasıyız İstanbul’da bizim. 

Comments

Here Is Some More Great

Content